Selamlar, bildiğiniz gibi trafikte araçların donanımları içinde çeşitli aydınlatma teknolojileri bulunmaktadır. Bunda amaç gün ışığının az olduğu koşullarda etrafı görmeyi sağlamaktır. Sonuçta ışık var ise görüntü vardır. Aşağıdaki kimi bilgiler ile, ayarsız, ya da çeşitli testlerden geçmemiş farların ve aydınlatma düzenlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileri görülebilir.

Peki ışık nedir?
''Işık, bir ışımanın ışık kaynağından çıktıktan sonra cisimlere çarparak veya direkt olarak yansıması sonucu canlıların görmesini sağlayan olgudur.Işık Kaynağı,hangi ortamda olursa olsun,gece ve gündüz kendiliğinden ışık yayarak görülebilen cisimlere ışık kaynağı denir. C ile gösterilir. Yunanca'da celeritas (hız) anlamına gelir. Einstein'ın E=mc² kütle-enerji eşdeğerliğindeki c ışık hızını ifade eder. Görünür ışık (yaygın kullanımı ışık), insan gözü tarafından algılanabilen ve görülen elektromanyetik dalgadır. Işık Sinüs dalga’sı ve parçacık (foton) şeklinde hareket eder. Görünür ışığın dalga boyu 400 nm ile 700 nm arasındadır. Bu aralık elektromanyetik tayfta, kızılötesi ile morötesi arasına denk gelir. Görünür ışığın dalga boyu kızılötesinden kısa, morötesinden uzundur.
Işığın özellikleri arasında şiddeti, yayılma yönü, frekansı, kutuplanması ve vakumda 299,792,458 m/s olan hızı yer alır.
Işık da diğer elektromanyetik ışınımlar (EMI) gibi foton adı verilen "paketlerden" oluşur. Fotonlar dalgaların ve parçacıkların özelliklerini gösterir. Bu, fizikte dalga parçacık ikiliği olarak adlandırılır. Işığı inceleyen fiziğin alt dalı optiktir. Optik, modern fiziğin önemli bir araştırma alanıdır.
Doğrudan alınan güneş ışığı; %47 kızılötesi, %46 görünür ışık ve %7 morötesi ışınımdan oluşur.''
''Fazla Işığın Göze Verdiği Zararlar
Fazla ışıklı ortamlarda görülen sıkıntıların başında göz kuruluğu yer almaktadır. Yoğun ışığa maruz kalan gözlerde dikenleşme hissiyle birlikte kuruma meydana gelmektedir. Yaşanan kurumadan dolayı gözlerde kalıcı hasarlar meydana gelebilmektedir.
Fazla ışık gözlerde yorgunluğa neden olmaktadır ve kişi sürekli uyuma ihtiyacı hissetmektedir. Bu durumda sizin sosyal yaşamda verim düzeyinizin düşmesine neden olmaktadır.
Fazla ışığa maruz kalan gözlerde kısmi görme kayıpları yaşanılabilmektedir.''
''Uzmanlar UV ışığının cilt ve gözler gibi biyolojik dokulara hasar verme potansiyeline sahip olduğunu ve bu nedenle insanların bu bağlamda uygun yollarla güneş koruması kullanmaları gerektiğini bir süredir biliyorlar. Fakat mavi mor ışıkta aynı zamanda özellikle gözlere hasar verme potansiyeli vardır. Mavi mor ışığın morötesi ışıktan daha az enerjisi olabilir fakat UV ışığının aksine büyük kısmı gözün ön tarafından emilen mavi ışık retinaya kadar erişir.
390 ila 500 nm arası mavi mor banttaki ışık bileşeni yüksek enerjili görünür ışık (HEV high-energy visible) olarak adlandırılmaktadır. 390 ila 440 nm arasındaki dalga boyları özellikle kritik olarak görülmekte ve yüksek enerjili gelen ışığın neden olduğu retina hasarını içeren fotoretinitin olası nedenlerinden biri olarak düşünülmektedir.
Mavi ışığın faydalı yönleri
Bilimsel çalışmalar, hormon dengemizi ayarlamada yardımcı diğer noktaların yanında ışığın da vücudumuzda biyolojik etkisinin olduğunu göstermiştir. Melatonin hormonu uyuma/uyanma çevrimimizin ayarlanmasında önemli bir görev üstlenir ve bu süreç için ihtiyaç duyduğumuz ışık enerjisi daha çok gözlerimizden emilir. Bu süreçteki diğer önemli faktör melanopsin adı verilen ve görünür spektrumun kısa dalga boyu kısmında daha aktif olduğu görülen gözdeki ışık emici pigmenttir. Bu, retinamıza erişen mavi ışığın psikolojik sağlığımızın yerinde olmasında bir rolü olduğu anlamına gelmektedir, bu nedenle kış depresyonu ve uykusuzluk tedavisinde ışık tedavisi başarıyla uygulanmaktadır.
Vitaminlerin üretiminde UV ışığının da rolü vardır, bu da ışık uyarısının metabolizmamızda önemli bir etkisinin olduğu anlamına gelmektedir. Özetle, vücutlarımızın mavi ışığa ihtiyacı var.
Somut bir örnek vermek gerekirse, birçoğumuz yaşa bağlı uykusuzluğun ne olduğunu biliyoruz, yaşlılar daha az uykuya ihtiyaç duyuyorlar anlamına gelen bir durumdur bu. İnsan gözüne erişen ışık bu olayda önemli bir görev üstlenmişe benzemektedir. Yaşlıların genelde mağdur olduğu katarakt mavi ışığın bir bölümünün retinaya erişmesini engellemekte ve katarakt hastalarını tedavide kullanılan göz içi merceklerinin de mavi ışığı bloke etme etkileri bulunmaktadır. Bu durum, genelde yaşlıların gündüz-gece ritimlerinde karmaşıklığa neden olmakta ve ihtiyaçları olan uyku miktarını değiştirmektedir.
Fakat diğer birçok durumda olduğu gibi burada da kural "her şey kararında olacak"tır.
Mavi ışığın zararlı etkileri
Kızılötesi ve mavi-mor bandında çok yoğun ışık insan gözüne zarar verebilir. Ağrılı konjonktiva ve kornea enfeksiyonuna sebep olabileceği gibi gözün kristal merceğine de (örn: katarakt) ve özellikle de retinaya (maküler dejenerasyon) zarar verebilir.
Bu nedenle yoğun güneş ışığı olan zamanlarda, özellikle de su veya karlı dağ yamaçları gibi kamaşmanın çok fazla olduğu durumlarda %100 UV korumalı güneş gözlüğü takmak çok önemlidir.
Modern dünya: yüksek oranda mavi ışık içeren ışık kaynakları
Işık yayan diyotlardan (LEDler) ve Xenon ışıklarından enerji tasarruflu ampullere ve ekranlardan yayılan elektromanyetik radyasyona, hayatlarımızı daha iyi ve daha kolay hale getirmek için tasarlanmış olan tüm "yeni ışık kaynakları", eski geleneksel lamba ampullerinden çok daha fazla yüksek oranda mavi ışık içerirler. Işığın farklı spektral bileşimi eskiye göre çok daha ciddi oranda mavi ışığa maruz kaldığımız anlamına gelmektedir. Bu durumun görmemizde zararlı etkisi olabilir mi?
Şimdilik, bilgisayar ekranlarının kullanılmalarının veya bu yeni ışık kaynaklarına uzun süre bakmanın retinaya zarar verip vermediğine dair soruların cevaplarını bulacak bir çalışma yapılmamıştır. Fakat unutulmamalıdır ki gözlerimiz, kapalı bir havada dışarıda geçirilen bir saatte, içeride ekranın karşısında geçirilen bir saate göre 30 defa daha fazla mavi ışığa maruz kalmaktadır.
Dijital cihazlar görmemizi nasıl değiştiriyor
Tabletler, akıllı telefonlar ve diğer dijital ekranlar maruz kaldığımız ışık spektrumunu değiştirmekle kalmıyor ayrıca görme davranışımızı da değiştiriyorlar. Nesnelere daha önce hiç olmadığı kadar "yakından" bakarak daha fazla zaman geçirdiğimizi fark etmemiz önemlidir. Bunun sebebi genelde arka plan aydınlatmasının çok zayıf olmasıdır. Bu, çocuklarda bile bir sorundur: "okul miyopisi" okula başladıktan itibaren çocuklarda artan uzağı görememe eğilimi anlamına gelmektedir.
Uzağa bakmaya yeterli zamanı ayırmazsak, gözlerimiz yeterli rahatlama fırsatı yakalayamayacak ve bizler farklı mesafelere hızlıca odaklanabilme yetimizi "unutacağız". Bu dijital göz yorgunluğuna sebep olur. Ayrıca, dijital ekranlara baktığımızda daha az göz kırparız, bu nedenle korneamız gözyaşı sıvısıyla daha seyrek nemlendirilir. Bu, göz yorgunluğuna yol açabilir. Ve en kötüsü görmemizde bozukluk yaratabilir.''
''Kornea Flash Yanık Nedenleri;
Solaryuma içinde sunlamp
Yüksek irtifada kar kapalı güneşin yansıması (kar körlüğü)
Fotoğrafçının spot lambası
Size yakın oluşan yıldırım
Halojen lamba
Kaynak alevi
Direkt güneş ışığı''

Ayrıca; Renk körlüğü:
http://www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=28567.msg378488#msg378488 Far:
http://www.toyotaclubtr.com/index.php?topic=35643.msg478049#msg478049 Not: En üstteki rahatsız edici aydınlatmaya sahip araç fotoğrafından dolayı kusura bakmayın ama hissedilen yanı şey trafikte karşılaşıldığında, öyle değil mi?
Kaynak:
https://tr.wikipedia.org/wiki/I%C5%9F%C4%B1k http://www.bilginasil.com/fazla-isigin-goze-verdigi-zararlar-nelerdir.html http://www.zeiss.com.tr/vision-care/tr_tr/better-vision/goermeyi-anlamak/goez-ve-goerme/mavi-isk-iyi-ve-koetue-yoenleri.html http://www.emedicinehealth.com/corneal_flash_burns/page2_em.htm